seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2014 Pazar

Marmaris 1. bölüm

Herkese merhaba

Bayram tatili için Marmaris'e gitmeye son anda karar verdik. Cumartesi sabahı bir pansiyon bulduk ve hemen yola çıktık.Sizleri çok sıkmamak adına gezimizi 2 ye bölüp öyle anlatmak istiyorum.




Marmaris, Türkmenler tarafından Bizans döneminde mermer şehri olarak anılırmış. İsminin buradan geldiği söylenmektedir. Başka bir rivayete göre de Kanuni'nin Rodos seferinde kaleyi küçük bulup beğenmediği için, mimarı astırdığından "mimarı as" dan gelmektedir. Ama ben bu 2. ye hiç inanmak istemiyorum.




İzmir'den yaklaşık 3 saatte Marmaris'e gelip, otelimize yerleştik, arabayla turlamaya başladık. Çok acıktığımız için hemen ilk bulduğumuz güzel mekana oturduk. Alabi, İzmir'de de olan, yemeklerin harika olduğu bir mekan. Ben Manisa kebabı, eşim ise karışık ızgarayı tercih etti. Sunum ve yemeklerin lezzeti harikaydı.



marmariste nerelere gidilir


Salata Olarak gavurdağı salatasını tercih ettik.









Daha sonra Turunç'a doğru hareket ettik. Marmaris'te yerler birbirine çok yakın 8-9 kilometre ama yollar çok virajlı olduğu için açıkçası zahmet çekiliyor yollarda. Bir de benim gibi virajlı yollarda araba tutuyorsa vay halinize. Turunçta denize girmediğimiz için bir fikrim yok fakat, sahili çok kısıtlı. Ve bu dar sahilde mekanların ellerinde. Her yere şezlong koymuşlar, halk plajı, ama değil durumunda. Buna rağmen güzel bir manzaraya sahip. Zahmetli dağ yolundan gelmek istemezseniz eğer, Marmaris'ten dolmuş biçiminde tekneler kalkıyormuş.






Turunç'a giden virajlı yollar












Pazar, hediyelik eşya çarşısı da bulunuyor Turunç'ta. En meşhur şeyleri ise çam balı ve turunç reçeli. Bal için başka bir önerim var, ama turunç reçeli seviyorsanız, veya tatmak istiyorsanız buradan almanızı tavsiye ederim.





Turunç Reçelini 8 TL ye aldık.


Marmaris'e geri dönünce bir sonraki gün için tekne turlarına bakmaya başladık. Bir çok yerde fiyat ve rota sorduk ve kafamız çok karıştı! Aslında bakarsanız 2 değişik tur var. Bir tanesi kısa olan, diğeri daha bakir koylara giden ve uzun olan. Kısa olan turlar da 2 ye ayrılıyor. Her şey dahil ve içecekler ücretli olarak. Uzun olanlarda her şey dahil olayı yok. Ve tekneciler muhakkak başka teknelere kalitesiz diye laf atıyorlar. (Gerçi bu dedikodu bizim işimize yaradı.) Mesela her şey dahil olanda, şişe bira vermediklerini, suların doldurma olduğunu, kolanın dandik markalı olduğunu ve en önemlisi bunları almak için herkesin sürekli sıra beklediğinden bahsettiler. Biz de, hem daha fazla yer gezmek istediğimiz, hem herkesin gittiği yere gitmek istemediğimiz için, hem her şey dahil olmasın ve en önemlisi çok kalabalık olmayacak diye "Doğan Güneş1" turunu tercih ettik. İyiki de etmişiz. Eğer Marmariste yat turu yapacaksanız eğer bu dediklerimi göz önünde bulundurursanız sizin için daha iyi olur. Her tekne aynı yerlere giderken, bizim gideceğimiz yerlere sadece 3 tekne gitti. Teknemiz 3 katlıydı ve 2. katta atlama yeri bulunuyordu. Öğle yemeğinde de mangalda tavuk vardı. Salata ve makarnayla birlikte gayet lezzetliydi.



Sabah 10:30 da diğer teknelerle limandan çıkarken



Marmaris Kalesi'nin denizden görünüşü









Gebe Klise Koyundan sonra, geri dönmeye başladık.





Çiftlik koyu, buraya ay yıldız koyu da deniyormuş. (Koy Yarım ay, ortasındaki adada yıldız) Karşısı Rodos adası ama çok sisli olduğu için görüntüleyemedim.




Koylarda denize girerken, deniz oyuncakları olan banana, jet ski, bingo muhakkak geliyor. Göbek adı adrenalin olan eşim de bunlardan mahrum kalmadı tabii.


Saat 10:30 da başlayan turumuz saat 19:00 da bitti. Otele gidip üstümüzü değiştirdikten sonra, İçmeler'e yemeğe gittik.




İçmeler çok renkli ve cıvıl cıvıl bir yer. Özellikle merkezini çok beğendik, bize Dalyan'ı hatırlattı.








Her tarafını yürüyerek gezdikten sonra çok otantik bir mekan bulduk. Resmen İngilizlerin ele geçirdiği bu sevimli yerde, her yerde "steak house" görünce, bu harika yerde yemeğe karar verdik. "Kerem" yemeklerinin lezzetiyle, atmosferinin farklılığıyla, sahibesi Leyla hanımın zarifliğiyle hem gözümüze, hem gönlümüze hem de midemize ziyafet çektirdi.















Ben Kremalı balık isterken, eşim tas kebabı yemeği tercih etti.

















Gezimizin ikince bölümünde buluşuncaya kadar hoşça kalın

11 Temmuz 2014 Cuma

Şirince


Herkese merhaba

Bugün sizlere İzmir'e çok yakın, çok tatlı bir Rum köyü olan Şirince'yi anlatmak istiyorum.
şirincede ne yapılır
Şirince

İzmir Selçuk'tan tabelaları takip edip, yaklaşık 8 kilometre yukarı tırmandığınızda, ismi gibi şirin olan bir Rum köyü ile karşılaşılaşırsınız. O yoldan yukarı çıkarken, bu kadar güzel bir yer olacağınız tahmin bile edemezsiniz.

Şirince kahvaltı mekanları, hiç bozulmayan mimarisi ve birbirinden güzel meyveli şaraplarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Tabii bu kadar popüler olmasında Efes, Meryem Ana gibi yerlere yakın olması ve Maya takvimindeki kıyamet gününde, bu köye bir şey olmayacağına inanılmasıydı.

Biz çok erken saatlerde buraya varıp. Her zaman gittiğimiz Can Restaurant'a uğrayıp kahvaltı yaptık. 2 çeşit kahvaltı seçeneği bulunmakta. 38 çeşit kahvaltılık (evet yanlış okumadınız) kişi başı 25 TL. Üst kattaki,terasta yer sofrasında, kuş cıvıltıları eşliğinde karnınızı ve ruhunuzu doyurabilirsiniz.

Şirince

Şirince

Şirince

Çarşıdaki hediyelik eşya satan dükkanların bulunduğu yolun üstünü de kapatmışlar, Güneşte bile gezilebilen bu sokaktan hatıra eşyaları, çok çeşitli şarap, yöresel tatları ve şile bezinden kıyafetleri satın alabilirsiniz.

Şirince

Şirince
Hedyelik eşyacılar

Şirince
Buzdolabı magnetleri

Şirince
Şile bezi kıyafetleri

Şirince
Şarap butikleri. Deneyip beğendiğinizi satın alabiliyorsunuz.

Şirince
Yöresel tatlar

İnsanı mutlu eden bu şirin köye gidip, gezmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Başka bir yazıda görüşmek üzere.

20 Haziran 2014 Cuma

Haftasonu gezisi için "mutlaka alınacaklar çantaları"

Herkese merhaba

İzmir'de yaşadığımız için, her hafta sonları bir yerlere gidip, gezmeye çalışıyoruz.Geçen hafta sonu sizlere şu yazımda yazdığım gibi Foça'ya gitmiştik. Otele vardığımızda, terlik almadığımı farkedince, İzmir'e dönünce, "mutlaka alınacaklar çantaları" yapmaya karar verdim.

Kozmetik ve bakımla ilgili olan hazırlamış olduğum çantaları, sizlerle paylaşmak istiyorum.


Genelde 1 gece kaldığımız seyahatler yapıyoruz. Aldıklarım biraz çok gelmiş olabilir gözünüze ama bunların hepsi yaz ihtiyaçları :)


Sizlere de fikir vermesi açısından, hepsine teker teker bakalım.

Bu minik makyaj çantasını, çantamda her gün taşıyorum. İçinde hayat kurtarıcı ve fazla ağırlık yapmayan makyaj malzemelerim mevcut.

  • Çanta Clinique'in doğum günü hediyesi makyaj çantası.
  • Yağlı bir cildim olduğu için yanımda minicik bir pudra çok iyi oluyor.
  • Rossmann'dan ambalajına vurulduğum krem
  • Bourjois allık (aynası ve fırçası var diye tercih ediyorum)
  • Bioderma renkli güneş kremim
  • Cettua yağ emici mendillerim
  • Clinique high impact maskara mismini boyu
  • Benefit far bazım
  • Loreal'in 6 saat kalıcı parlatıcısı (çok iyi renk verdiği için yaz için ideal)
  • Avon super shock siyah göz kalemim
  • Bourjois göz altı kapatıcım
  • Her ihtimale karşı saç tokası :)
  • Diş ipi (bunları Rossmann'ın seyahat boyu ürünlerinin olduğu yerden almıştım)


Gelelim 2. çantaya. Bu çantada bakım malzemelerimin bir bölümü bulunuyor. Kilitli çanta Gratis'in seyahat şişelerinin olduğu yerde şişelerle birlikte satılan çantalardan. Görmüş olduğunuz minik şişelere ürünler boşaltıp, hepsini taşıma derdinden kurtuluyorum.

  • Sprey şeklindeki beyaz şişenin içinde dezenfektan var. Daha önce Rossmann'da böyle dezenfektanlar satılıyordu ama artık göremiyorum. Bunu Eşrefpaşa hastanesi, İzmir Fuarında dağıtıyordu. Oteldeki klozeti temizlemek için birebir.
  • Listerine gargara
  • Gratis'te satılan Bee Beauty markasının vanilya cheesecake'li duş jeli
  • Bioderma yüz jelim
  • Minik bir diş macunu (kozmetik marketlerinden bulabilirsiniz)
  • Bioderma H2O
  • Seyahat boy diş fırçası

3. Çantamda ise tarak, pamuk, kulak çubuğu, ıslak mendil ve her ihtimale karşı yanımda olması gereken ilaçlarım bulunuyor.


4. Çantada geri kalan bakım malzemelerim mevcut.
  • Çanta Clinique'den yanılmıyorsam, 2 sene önceki yılbaşı setinden
  • Minik bir lens solüsyonu
  • Dün satın aldığım Tony & Guy deniz tuzu etkili şekillendirici sprey (ilk kullanımda memnun kaldım, biraz daha deneyip, yazısını yazmak istiyorum)
  • Johnson's baby kolonya (yazın parfüm ve deo kullanmayı pek sevmiyorum. Bunun harika kokusu ve ferahlatmasını çok seviyorum. Ama maalesef artık bu koku üretilmiyor. Canım Sofi'm bana bunu yollamıştı)
  • Giovanni şampuan ve saç kremi (Gratislerde bulabilirsiniz)
  • Canım arkadaşım Elif'in bana Amsterdam'dan aldığı lens kutusu

Sonuncusu ise deniz ile ilgili ürünler. Vücut için güneş koruyucusu ve son Gratis indirimden bacaklarım için aldığım güneş yağı.

Size kozmetik ve bakım ile ilgili çantalarımı anlatmaya çalıştım. bir de deniz ile ilgili eşyaları yanii bikini, deniz havlusu, mayo, şapka, terlik, pareo ve eşim için gereken ürünleri kocaman bir torbaya koydum.

Sizin bu şekilde hazırlamış olduğunuz bir çantanız var mı?


Başka bir yazıda görüşmek üzere.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...